Genel Cerrahi – Sözcü TV

Genel Cerrahi

melanom2

Saat başı 1 kişi Melanom’dan ölüyor

Melanomun çocuklar dahil her yaşta ve derinin yüz, gövde, kol, bacak, taban, avuç içi, saçlı deri, tırnaklar hatta ağız içi ve genital bölge dahil her yerinde görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Fezal Özdemir riskli gruplarını ise şöyle tanımladı: “Açık tenli, güneşe duyarlı, hemen yanıp ama bronzlaşamayan kişiler, sarı veya kızıl saçlı, renkli gözlü kişiler, özellikle çocukluğunda şiddetli güneş yanığı geçirmiş olanlar, tüm hayatı boyunca yoğun güneşe maruz kalmış kişiler, kendisinde veya ailesinde melanom hikayesi olanlar, çok sayıda beni olan kişiler, şekil, renk ve büyüklük açısından şüpheli özellikler gösteren benlere sahip kişiler, doğumsal benleri olan kişiler, melanom dışı deri kanseri geçirmiş kişiler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler.”
2 ay önce 11
melanom1

En ölümcül deri kanseri Melanom’a dikkat!

Türk Dermatoloji Derneği Dermoskopi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Fezal Özdemir, “Melanom, deri kanserlerinin % 5’ini oluşturmakla birlikte, ölümlerin % 75’inden sorumlu ve en tehlikeli olanıdır. Derimizin en üst tabakasında bulunan “melanosit” adı verilen renk hücrelerinin kötü huylu çoğalması sonucunda oluşur. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda 250.000’den fazla kişiye melanom tanısı konuyor. Tüm dünyada görülme sıklığı 100.000’de 3’dür ve her saat başı 1 kişinin melanom nedeniyle ölmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı giderek artmaktadır. 2014 yılında, Türkiye kanser istatistiklerine geçen görülme sıklığı 100.000’de 1.5 olarak bildirilmiştir. Ege Üniversitesi Kanser Araştırma ve Uygulama Merkezi Kanser Kayıt Birimi verilerine göre, son 10 yılda sadece bu bölgede görülen melanom hasta sayısı 1283’dür. Bu veri gerçek görülme sıklığının, dünyadaki sıklığından az olmadığına işaret etmektedir. Ancak erken dönemde, derinlere inmeden tanı konursa, %100 şifa sağlanabilir. Burada en büyük öncelik hastaların bilinçlendirilmesi ve hekime erken başvurularını sağlayabilmektir” dedi.
2 ay önce 11
sismanlik

Şişmanlık kaderiniz olmasın!

Obezite yani şişmanlık asla kaderiniz değil! “Ben şişmanım. Hangi diyeti yaparsam hangi egzersizi yaparsam yapayım kilo veremiyorum” diyen hastalar mutlaka uzman bir doktordan görüş almalıdır. Çünkü şişmanlık artık günümüzde sadece diyet ve egzersizle tedavi edilebilecek bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kamil Gülpınar cevapladı.
3 ay önce 11
diyabet

Tip 2 diyabet oranları günümüzde neden artıyor?

Tip 2 diyabet aslında erişkin tip diyabet olarak adlandırılmakta. Ancak günümüzde çok daha küçük yaşlarda ve çok daha yaygın şekilde görülmeye başlandı. Tip 2 diyabetin bu şekilde yaygın olarak görülmesinin nedeni başlıca yaşam tarzı değişiklikleri, kötü beslenme alışkanlıkları ve salgın olarak ortaya çıkan obezite olarak sayılabilir. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kamil Gülpınar cevapladı.
3 ay önce 11
botokss

Botoks nedir, kullanım alanları nerelerdir?

Botoks, plastik cerrahlar için efsane bir ilaçtır. Efsane olmasının sebebi botoks ile bütün kırışıklıkları yok edebiliyor olmamızdır. Botoksa genellikle 30’lu yaşlarda başlanılmasını tavsiye ediyoruz. Çünkü burada amaç oluşabilecek kırışıklıkları engellemektir. Estetik ve Plastik Cerrahi Op. Dr. Ufuk Askeroğlu cevapladı.
3 ay önce 11
migrennn

Migren Botoksu nedir, hangi yönüyle ameliyattan farklılaşır?

Migren botoksunda hastaya 3 ayda 1 botoks yapmak zorundayız ve migren botoksunda sadece 3 noktaya etki edebilmekteyiz. Botoksun yaptığı etki sinirlere bası yapan kasları dondurmaktır. Burada da kasların altından geçen 3 tane sinirimiz bulunmaktadır. Estetik ve Plastik Cerrahi Op. Dr. Ufuk Askeroğlu cevapladı.
3 ay önce 11
varis-teshis

Varis teşhisi nasıl konulur?

Varis teşhisi basit bir poliklinik muayene ile konulabilir. Doktorun hastaya yapacağı gözlem, fizik muayene ve bacağıyla ilgili bir takım ölçümler, varis konusunda temel teşhisi koydurur. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tolga Soyal cevapladı.
6 ay önce 11
varis

Varis nedir?

Varis toplumda yaygın olarak görülen bir sağlık sorunudur. Kabaca varis, bacak damarlarının genişlemesi olarak tarif edilebilir. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tolga Soyal cevapladı.
6 ay önce 11
Karaciğer-yetmezliği-ve-karaciğer-nakli

Karaciğer yetmezliği ve karaciğer nakli

Karaciğer yetmezliği, genellikle karaciğerin büyük bir kısmının zarar görmesi, hayati fonksiyonları yeterince yerine getirememesi üzerine oluşan ve sonucu ölümle sonuçlanabilen bir süreci ifade etmektedir. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Zafer Önen cevapladı.
1 sene önce 11
Karaciğer-yetmezliğine-çare-Karaciğer-nakli

Canlı vericiden karaciğer nakli

Canlı vericiden karaciğer naklinde, hastalıklı kişinin karaciğeri tamamen çıkarılmakta ve yine akrabasından eş zamanlı operasyonla alınan karaciğer parçası hasta kişiye nakledilmektedir. 18 yaşını doldurmuş, 4. dereceye kadar akraba olan ve sağlık durumu uygun her birey gönüllülük durumunda verici olabilir. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Zafer Önen cevapladı.
1 sene önce 11
Böbrek-nakli

Böbrek nakli

Son dönem böbrek yetmezliğinin en etkin ve kesin tedavisi böbrek naklidir. Böbrek nakli günümüzde; akrabadan-akraba dışından, canlıdan ve kadavradan olmak üzere 3 ana başlıkta yapılmaktadır. Kadavradan böbrek nakli, ölen ve organlarını bağışlamış bir kişinin böbreğinin uygun hastalara takılması işlemidir. Canlıdan, akrabadan böbrek nakli, kişinin kan bağı bulunan, dokusunun uyumlu olduğu bir akrabasından canlı bir şekilde alınan böbreğin nakledilmesi işlemidir. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ulaş Sözener cevapladı.
1 sene önce 11
Böbrek-yetmezliği-nedir

Böbrek yetmezliği nedir?

Böbreklerimiz, günlük hayatta yediğimiz, içtiğimiz her şeyden sonra vücuttaki sıvı düzenini, fazlasıyla aldığımız ve şeker gibi maddelerin atılmasını, bunların sindiriminden sonra ortaya çıkan yan ve zehirli atıkların vücudumuzdan uzaklaştırılmasını sağlayan en önemli organlardan biridir. Böbrekler fonksiyonlarını yitirdikten sonra vücudumuzda çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. Bunlar belli bir oranın üzerine çıktıktan sonra böbrek fonksiyonlarını geri dönüşümsüz olarak kaybetmeye başlar. Böbrek fonksiyonlarının %15’in altına düşmesinden sonra böbrek yetmezliği dediğimiz kavram ortaya çıkmaktadır. Böbrek yetmezliğinin ülkemizde en sık görülen sebebi; yüksen tansiyon, şeker hastalığı, çocukluk çağında görülen idrarın böbreğe geri kaçması, taş ve ailevi hastalıklardır. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ulaş Sözener cevapladı.
1 sene önce 11
Obezite-cerrahisinde-öne-çıkan-yöntemler-Tüp-Mide-ve-Gastrik-Bypass

Obezite cerrahisinde öne çıkan yöntemler

Obezite; insan ömrünü kısaltan, başka hastalıklara neden olan ve tüm dünyada kabul edilen bir hastalıktır. Bir kişinin obez olup olmadığı body mass index denilen hesaplama sitemiyle belirlenir. Body mass index sonucu elde edilen değer 30’un üzerindeyse kişi obez olarak kabul edilir. Body mass index sonucu 30 üzeri çıkan her hastaya cerrahi müdahalede bulunulmaz. Bu konuda sıklıkla tercih edilen iki tip cerrahi yöntem bulunmaktadır. Bunların ilki gastrik bypass’tır. Gastrikt bypass, hem yemeyi hem de emilimi engelleyen bir ameliyattır. Diğer operasyon yöntemi ise tüp mide ameliyatıdır. Bu operasyon sadece yemeyi engellemeye yöneliktir. Maksimum kilo verdirme oranları ve sürdürebilirliği açısından gastrik bypassın altında kalmaktadır. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Önder Sürgit cevapladı.
1 sene önce 11
Cerrahi-operasyonları-gözünüzde-büyütmeyin-Laparoskopik-cerrahi

Cerrahi operasyonları gözünüzde büyütmeyin

Günümüzde cerrahinin amaçlarından biri hastanın kesisini küçültmektir. Klasik cerrahi yöntemler büyük kesilerle yapıldığı için hastalara ameliyat sonrası ağrılı bir dönem yaşatmaktadır. Bu sebeple 90’lı yıllardan itibaren laparoskopik cerrahi yükselişe geçmiştir. Şu anda sezaryen ve alıcının transplantasyon operasyonları dışında tüm ameliyatlar laparoskopik olarak yapılabilmektedir. Laparoskopik cerrahi, hastaların daha az ağrı duymasına, hastaneden daha erken taburcu olmasına, günlük hayatına çabuk dönmesine ve daha iyi kozmetik sonuç elde etmesine katkı sağlamaktadır. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Önder Sürgit cevapladı.
1 sene önce 11
Reflünün-cerrahi-tedavisi

Reflünün cerrahi tedavisi

Reflü toplumun %20’sini etkileyen bir hastalıktır. Birçok kişi bunun farkında olmasa da her 5 kişiden birinin reflü hastası olduğu gerçeği ortadadır. Reflü, mide içindeki asidin yemek borusuna kaçması sonucu oluşur. Mide içindeki hücrelerin aside karşı dayanıklılığı söz konusu olsa da özellikle yemek borusunun alt ucundaki hücrelerin bu duruma hazırlığı olmadığı için yanıklar oluşmaktadır. Bu yanıklar özofajit (Yemek borusu iltihabı) olarak adlandırılmaktadır. Hastaların en çok şikayet ettikleri nokta, kaburgaların birleştiği orta kesimdeki bölgede oluşan ciddi yanma hissidir. Bu yanma yukarı doğru çıktıkça kalp kriziyle karışması, asitin daha yükselmesi durumunda kronik farenjitin oluşması, akciğere kaçması durumda ses kısılması ve kronik öksürüğe yol açması söz konusu olabilir. Medikal tedavi olarak öne sürülen yöntem; asit pompası bloke eden ilaçlardır. Bunlar mide asidini 0’a indirdiği için ilaç tedavisi devam edildiği sürece hastalar iyi hissetmektedir. Fakat bir hastanın ömrü boyunca bu ilaç tedavisine devam etmesi zor olduğundan cerrahi tedavi yöntemleri ön plana çıkmaktadır. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Önder Sürgit cevapladı.
1 sene önce 11
Karaciğer-yetmezliği-neden-oluşur,-tedavisi-mümkün-müdür

Karaciğer yetmezliği neden oluşur, tedavisi mümkün müdür?

Karaciğer vücudumuzun en büyük organlarından biridir ve ağırlığımızın yaklaşık %2’sini teşkil eder. Ağırlık dışında fonksiyon kapasitesi olarak da oldukça etkin bir organımızdır. Protein sentezi, pıhtılaşma faktörlerinin sentezi ve toksit maddelerin temizlenmesi gibi 50’nin üzerinde fonksiyonu bulunmaktadır. Karaciğer yetmezliğinin oluşmasına sebep olan rahatsızlıkları iki kısımda incelemek mümkündür. Batı popülasyonunda daha çok alkol ve viral hepatit-c sebep olarak görülürken, ülkemizde ise en çok görülen etken viral hepatitlerdir. Karaciğer yetmezliği akut denilen, hızlı gelişen karaciğer yetmezlikleri ve kronik gelişmiş karaciğer yetmezlikleri olarak iki şekilde ele alınabilir. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Murat Zeytunlu cevapladı.
1 sene önce 11
Canlı-vericiden-karaciğer-nakli

Karaciğer yetmezliğine çare: Karaciğer nakli

Karaciğer yetmezliği geliştiği zaman hastalarımız için tek yaşam kurtarıcı tedavi yöntemi karaciğer naklidir. Karaciğerin kendini yenileyebilme ve büyüme kapasitesi, bu tedavi yöntemini geniş yelpazeyle hastalarımıza sunabilme imkânı vermektedir. Karaciğer nakli beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden alınan organlardan ve kişilerin akrabalarından bağış yoluyla olmak üzere iki şekilde gerçekleşir. Rakamsal olarak bakıldığında ise günümüzde 2200 hasta karaciğer bekleme listesindedir ve ülkemizde yıllık 1200 civarında hastaya karaciğer nakli yapılmaktadır. Rakamlar arasındaki tutarsızlık ise organ bağışı oranının artması gerektiği gerçeğini gözler önüne sermektedir. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Murat Zeytunlu cevapladı.
1 sene önce 11
Omurga kanyaklı ağrılarla başa çıkma yolları

Omurga kaynaklı ağrılarla başa çıkma yolları

Omurga kaynaklı ağrılar teknolojinin ilerlemesiyle birlikte önemli sağlık problemleri arasına girmiştir. İstatistiklere bakıldığında doktora başvuru nedenleri arasında ilk 3 sırada yer aldığını görebilmekteyiz. Bunun nedenleri arasında teknolojinin ilerlemesiyle masa başı işlerinin artması ve egzersize ayrılan zamanın azalması gösterilebilir. Omurga kaynaklı ağrılar içerisinde kırmızı bayrak olarak adlandırdığımız ve bizi hekime gönderecek bir takım ipuçları bulunmaktadır. Bunların başında ağrımızın bir aydan fazla sürmesi, ağrımızın bacağımıza yayılıyor olması, 50 yaşın üzerinde olmamız, kanser öykümüzün olması ve ağrımızın ateşle beraber seyretmesi gösterilebilir. Bunun dışında omurga kaynaklı ağrılarla başa çıkabilmemiz için düzenli egzersiz yapmamız gerekmektedir. Bu nedenle bu tarz ağrıları önlemek için çalışma ortamımızı düzenlemeli, duruşumuza dikkat etmeli ve düzenli egzersizi unutmamalıyız. Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü cevapladı.
1 sene önce 11
Omurgaya sıçrayan kanserlerin tedavisi

Omurgaya sıçrayan kanserlerin tedavisi

Omurga sırtımızda, boynumuzda, belimizde yer alan, bizi taşıyan ve dik durmamızı sağlayan çok önemli bir anatomik yapıdır. Bir başka önemli özelliği ise iç organlarda bulunan kanserlerin sıçradığı hedef organ olmasıdır. Özellikle erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda meme kanseri olmak üzere birçok kanser türünün hedef organıdır. Bunun sebebi omurgamızın kan yapan kemikler arasında yer alıyor olması ve dolaşımı güçlü bir organ olmasıdır. Bu nedenle bu tip kanserleri olan hastaların belli aralıklarla omurgalarını kontrol ettirmeleri ve eğer omurga kaynaklı ağrıları varsa bu durumu doktorlarıyla paylaşmaları gerekmektedir. Bu tarz durumlarda tek bir sıçrama söz konusu ise bizim için daha avantajlıdır fakat farklı organlara aynı anda sıçraması söz konu ise bu biraz daha sıkıntılı bir durum yaratabilir. Bu biraz da kanserin kemoterapi ve ışın tedavisine hassasiyeti ile ilgili bir durumdur. Ancak hastada önüne geçilemeyen ağrılar, felç durumu ya da patolojik kırık görülmesi durumunda ameliyat seçeneği ortaya çıkmaktadır. Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü cevapladı.
1 sene önce 11
Skolyozda modern tedavi yöntemleri

Skolyozda modern tedavi yöntemleri

Skolyoz olarak adlandırdığımız omurga eğriliklerinin tedavisi mümkündür. Skolyoz için kullanılan tedavi yöntemlerini çocuğun gözlenmesinden başlayarak; egzersiz, korse ve cerrahi yöntem olarak sıralayabiliriz. Modern cerrahi yöntemler günümüzde oldukça gelişme göstermiştir. Bunların başında manyetik olarak kontrol edilebilir çubukları gösterebiliriz. Bu cihaz özellikle erken yaşta başlangıç olarak tanımladığımız 5 yaşından küçük çocuklarda skolyoz varsa, tekrarlayan cerrahilerle çocuğun boyunun uzaması ve skolyozun düzeltilmesi sağlanabilmektedir. Bu durum için eski yöntemlerde çocuğun 6 ayda bir ameliyat olması gerekirken şimdi uzaktan kumandalı manyetik kumandalar yerleştirilerek 2 ayda bir poliklinik koşullarda çocukların boyu uzatılabilmekte ve skolyozu düzeltilebilmektedir. Bir diğer yöntem ise 3D yazıcılarla oluşturulan vida yerleştirme rehberidir. Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü cevapladı.
1 sene önce 11
Skolyozun tanısı nasıl konur

Skolyozun tanısı nasıl konur?

Skolyozun tanısı için öne eğilme testi kullanılır. Bu testte şüphe duyulan kişinin, dizlerini kırmadan öne doğru eğilirken ellerini kavuşturup dizlerinin arasında tutması istenir. Bu sırada hastanın tam arkasında durularak omurga ve sırtta bir asimetri olup olmadığı kontrol edilir. Eğer asimetri varsa skolyoz olduğu düşünülür. Ama daha sağlıklı bilgi alabilmek için bir deformite cerrahına başvurmak gerekir. Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Şenköylü cevapladı.
1 sene önce 11